Hey Eylül, Tut Elinden Sonbaharı Getir…(Yz:Fiyonk)
Yazan: serpene editör Eylül 3, 2007

Hey eylül, canım eylül, gülüm eylül çağır gelsin şu sonbaharı, ilkyazda emek vere vere biriktirdiğimiz umutların boyunu ölçelim artık, ne kadarı bizimmiş, ne kadarını gereksiz sahiplenmişiz bilelim… Sen coşkuların müzeviri sonbaharı çağır ya da iyisi mi eylül, tut elinden sonbaharı sen getir…
Hadi gel bakalım sonbahar, hadi gel! Zerre kadar çekinmiyorum senden, daha çok hüzün kaldırır bu beden… Kurşunî göğünün altında nice üşüten yağmurlarına yarenlik eder bu garip… Bir daha donat beni to prağa teslim oluşun sarı yapraklarıyla, bir daha çevrele puslu havanla… Gel artık sonbahar… Issız ö püşlerinle uyandır beni bu umut rüyasından, sahipsiz kollarına al ruhumu, incitmeyen dokunuşlarınla ür pert beni, gel artık sonbahar…
Geçmişinden eskimeyen şiirler getir bize, ama yenilerine de mekan ol… Kendinle süz beni sonbahar… Hırsların biti p tükenmeyen enerjisi ile örselenen insan davranışlarını senden başka inceltebilecek başka zaman yok ki sonbahar, oyalanma sağda solda, hadi hemen gel, çok bekletme, çayı koydum ocağa, demini salmaya koyulmuş hüzünler, hadi ama, hemen, hemen gel…
Yeni yüzler getir bize, dalgın bakışlı süzüşlerini kırılmadan sezeceğimiz yeni yüzler getir bize sonbahar… Bir cigara içimlik yollara saatlerce baktırma bizi!
Hoyrat yalnızlıkların anlamını deşmemizi sağla sonbahar, nisan güldükçe sen ağla sonbahar…
Kekremsi ama istenen bir tadın var biliyorum, tadınla gel sonbahar! Yitirişlerimin acısını tatmıştım zaten, sen sadece adınla gel sonbahar…
Nevzat Tekin



esar demiş
beyler harıkasınız